Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


Zor geçen 2016 anısına: 2016'da Türkiye'ye gelmiş en iyi 5 bira

Zor geçen 2016 anısına: 2016'da Türkiye'ye gelmiş en iyi 5 bira

schneider-weisse-tap6

2016'nın özetini buraya yaparak canınızı daha da sıkmak istemiyorum. Ortam yeterince gergin. Politik tartışmalar, patlamalar, verilen şehitler derken nereye gittiğimizi kimse kestiremiyor. Bu olayların bir yansıması olarak alkol ve sigara zammı, ithalatı yapılan veya yapılacak alkollerin (biraların) garip garip fiyatlara gelmesi de cabası. Örnek vermek gerekirse, Almanya'da şişesi 1,2€'ya satılan Schneider Aventinus Tap6 burada perakendede 15TL'den başlayan fiyatlara satılıyor. Euro kurunu 4 aldığımız durumda, tam 3 katından başlıyor. "Cep yakan fiyatlar", "Eylül ayı zam rekortmeni" gibi haberlere konu olacak cinsten aslında.

İbretlik fiyatlar

Hal böyle olunca bize düşen 2016'nın iyi taraflarına odaklanmak, ya da en azından çabalamak. Olumlu tarafından bakarsak, bir dünya yeni bira giriş yaptı ülkeye. Dolar, Euro uçtu ama fiyatlar henüz aşırı uçmadı. Bu da bir başka olumlu yön. Çomak sokmak istersek de; klasik ocak ayında alkole ve sigaraya gelecek senelik zam bekliyoruz yine dört gözle. Ben de kendimce 2016'da ülkeye giriş yapan en iyi 10 birayı yazmak istedim. Ama keşke 10 tane iyi bira giriş yapsaydı. Ortalama tadı, aroması ve ünü olan biralara değinmemek ve vaktinizi de almamak için 5 birayla kısıtlıyorum listeyi. Bu listeyi kişisel tercih ve beğenime göre düzenledim. Ratebeer veya Beeradvocate puanlarına göre sıralama yapmadım.

5 - Aecht Schlenkerla Marzen

Aslında bu birayı listeye alıp almamakta çok tereddüt ettim. Ben sevmiyorum mesela. İs ve füme tadı o kadar baskın ki biradan başka aroma almak neredeyse imkansız. Barbekü, mangal, ızgara yanında mükemmel bir eşlikçi olmasıyla da ünlü bu bira türünün en iyi örneği olduğu için aslında bu listede. Bamberg'den çıkma bir şaheser aslında.

Mangal içmek, ya da barbekü sosunu şişeden kafaya dikmek olarak da yorumlanabilir. Yanık ve füme kokusu ya da is kokusu nasıl derseniz bütün ağzımı kaplıyor. Adeta zırh gibi geçmek de bilmiyor. Füme et, bacon, kül, belki biraz yanık odun kokusu ve tadı bir arada. Ancak bunların hepsini gölgeleyen tek tat bu yanık kokusu. Diğerlerinin hep önüne geçiyor. Hafif karamel ve tatlılık da var, ek olarak kavruk malt karakteri bunca kavrulmuşluğa rağmen zayıf kalmış. Çok hafif acı bir bitişi bile var.Gövdesi düşük, gazlılığı da az. Alkol oranı da %5,1. Hala denemediyseniz mutlaka için. Sevme garantiniz yok, ama sevince de hastası oluyor insan. Metro marketlerde ve çeşitli perakende noktalarda bu birayı bulabilmek mümkün.

Birayla alakalı iki yazıma buradan erişebilirsiniz:

Aecht Schlenkerla tarihi: http://www.birasever.com/blog/2016/10/7/aecht-schlenkerla-marzen-isli-bira

Aecht Schlenkerla tadım ve inceleme: http://www.birasever.com/blog/isli-bira-aecht-schlenkerla-inceleme

4 - Troubadour Magma 

Troubadour Fransızca "trouver" yani "bulmak fiilinin kökünden geliyor. Aşkı veya aşkın şarkısını arayan anlamına geliyor. Ortaçağ Avrupa'sında 11. ve 13. yüzyıllar arasında yaşamış şövalye-ozan karışımı gezgin şarkıcılara Trubadour adı verilirmiş. Troubadourlar "Jongleur" yani bildiğimiz Türkçe Jonglör" adı verilen çalgıcılar ile birlikte dolaşırlarmış. llk Provence'ta yani Fransa'nın Güneyinde ortaya çıkmışlar. Ortaçağ'da elde bir çalgı, kapı kapı dolaşan ve aşkı arayan kişiler olarak, bu devrin romantizm akımının gelişmesine katkıda bulunmuşlardır. Kale kale, kasaba kasaba gezen troubadourlar da şarkılarıyla hem aşkı, hem müziği yayarlarmış. Ancak gittikleri her yerde troubadourlara özel ilgi ve alaka gösterilirmiş, çünkü geldikleri yerden haberler, hikayeler ve  geldikleri yerin kültürünü de beraberinde getirirlermiş. Musketeers'daki üreticiler Troubadour serisini getirerel, Belçika'nın köklü bira tarihini ve geleneğini kulaktan kulağa yayarken aynı zamanda girdikleri evlere neşe ve mutluluk getirmeyi de amaçlamışlar. 

2000 yılında kurulmuş butik bira üreticisinin Magma isimli birası Belgian Style IPA olarak geçiyor. 2010 doğumlu bu bira 2016 World Beer Awards'ta Belçika'nın en iyi Double / Imperial IPA ödülünü almış. Bu ödülü değerlendirirken şunu da düşünmek lazım, Belçika gibi bir yerde hem butik bira üreteceksin, hem onca rakibin arasında hayatta kalmaya çalışacaksın, hem de ödül kazanacaksın. Bence asıl başarı tam da bu işte. 

Tatlı ve acı şerbetçiotu kokusuyla birlikte, çam, çayır, çimen, turunç ve özellikle mango ve limon alıyorum her koklayışta. Çok meyvemsi. Mango ve ananasın ön planda olduğu, limon kokusunun da acılık ile dengelediği bir bira. %9 alkolünü pek hissettirmiyor. "Hoppy" olma özelliği ve niyeti olmayan bu bira oldukça dengeli. Umarım devamı gelir. Bu birayı bulmak için ise belli başlı tekelleri gezmeniz şart. İstanbul'da Beşiktaş, Kadıköy ve Ortaköy'de muhtelif tekellerde bulabilirsiniz.

Troubadour incelemesi için: http://www.birasever.com/blog/2016/11/12/troubadour-yorum-inceleme-tadim

3 - Brewdog Hardcore IPA

Gelişine en çok sevindiğim bira bu oldu. IPA türündeki bira ekiskliğine Punk IPA'den sonra bir nebze olsun ilaç olan bir bira. Bu tarz "hop bomb" olmayan IPA leri daha çok tercih ediyorum. Ağzım burnum acılıktan veya şerbetçiotundan yamulmuyor. Sevinmemin bir başka sebebi de Brewdog'a ve yaptıkları işe duyduğum hayranlık. Craft Beer akımının büyümesine öncülük etmelerinden tutun da, en yüksek alkollü bira (End of History %55, Sink the Bismarck %41) yarışına girmeleri ve Elvis Juice gibi bir bira üretip olaylardan sonra Elvis ismini almak istemeleri gibi sebepler ile sanki bizden birileri gibi. 

%9,2 alkol. Neredeyse hiç hissedilmeyen bir alkol. Karamel tadı ağırlıkta. Kokuda çimen, çayır, ot reçine ve tropik meyveler ile greyfurt ya da portakal gibi turunç kokusu da var. Karamel tadıyla birlikte gelen tatlılık birayı güzel dengeliyor. 

Dışarı çıktığım zamanlarda damağım henüz yorulmamışken tadına varmak istediğim ve ilk olarak sipariş verdiğim bir bira. Umarım gelmeye devam eder, bu topraklar IPA türüne aç.

2 - Weihenstephaner Vitus

Vitus hiç beklenmedik bir şekilde raflarda yerini aldı. Ansızın kapıdan çıkagelen senelerdir görmediğiniz çocukluk arkadaşınız gibi. Weihenstephan'in senelerdir biriktirdiği tecrübesi, değişmeyen tarifi ve lezzet sırları bu birada daha belirgin. Vitus ilk kes 2007 tarihinde üretilmiş 10 senelik bir bira. 9.yy'da Weihenstephan manastırı kurulduğunda, manastırın Aziz Vitus'a ithaf edildiği söyleniyor. Aziz Vitus Roman katolik kilisesi döneminde halk tarafından kutsanan "14 Kutsal Şifacı" (14 Holy Helpers)'dan biridir. Aktörlerin, komedyen ve dansçıların koruyucu azizi olmakla beraber yıldırımlara, hayvan saldırılarına ve fazla uyumaya (evet herhalde uyku apnesinden bahsediliyor, şifacı denince aklıma başka şey gelmedi) karşı korurmuş. Bütün bunları kısacık süren 13 yıllık hayatına sığdırmış. Hristiyanlara azap çektirilen Hristiyanlığın yayıldığı o ilk dönemlerde şehit edilmiş. 303'te şehit olmuş. Bu bira da bu azizin anısına üretilmiş. Tıpkı onun gibi şifa dağıtan bir bira. 

Bu biranın hem tadı çok güzel hem de uluslararası bir ünü var. Aldığı ödüller: 

Germany's Best Strong Wheat Beer 2016

Germany - Strong Wheat Beer - Gold Medal 2015

Europe's Best Strong Wheat Beer 2014

Europe Silver 2013

World's Best Wheat Beer 2012

World's Best Beer 2011

World's Best Wheat Beer 2010

Weihenstephaner'den daha kolay içimli, çünkü öncelikli olarak daha az gazlı ve gövdesi de orta. Bu kadar alkollü bir bira nasıl bu kadar serinletici olur sorusunu sormadan da kendimi alamıyorum. Muz, limon ve karanfil aromaları damakta her yerde ve bitiminde de aynı canlılıkla devam ediyor. Karanfilden kalan bir baharat tadı da söz konusu. Bıraktığı tatlı bir his de var, karanfil - vanilya birlikteliği biraz da buğday maltının ekmeğimsi, bisküvimsi kıvamıyla hafif tatlı bir aroma bırakıyor. Bu bira bence açık ara 99/100. Zirveye oynayan bir bira. ama 1 numarada bu türün akrabası bir başka weiss var. Görünce hak vereceksiniz.

Wşhenstephan Manastırı seyahatim, turum ve Vitus incelemem için: http://www.birasever.com/blog/2016/12/05/weihenstephaner-vitus-inceleme

1 - Schneider Weisse Tap 6 Unser Aventinus

Çoğu insanın bir numara olmasına şaşırmaması gereken bir bira bence bu. Zirveyi hakedecek kadar güzel, özel, aromatik ve fiyat-performans olarak da diğerlerinden daha çok öne çıkan bir bira. 2016'da giriş yapmış sayılmaz diyenleriniz olabilir. Daha önce Teoman Hünal tarafından ithal edilmiş North Shieldlar'da bir dönem satılmıştı. Şimdi ise Metro Grosmarketler sayesinde yeniden yüksek miktarlarda ithalatı gerçekleşiyor. Umarım bu sefer devamlılığı kalıcı olur. Pub ve barlarda gördüğüm kadarıyla da popüler bir tercih, hemen her yerde bulmak mümkün. 

1907 yılında üretilmiş olan bu bira, Bavyera'da George III'ün ölümünden sonra dul kalan Mathilde Schneider tarafından yaratılmış, ve 110 yıldır da aynı tarif ve malzemeler kullanılmış. Matilde de 1907'de başa geçtikten 2 sene sonra bu yazıdaki türü yaratıyor: Weizenbock. Yaptığı şey de temelde "bottom-fermented" olan "bocks" ve "doppelbocks" maltları ile "top-fermenting" olan weissbier mayasını karıştırmak oldu. Biranın ismi 1447-1534 yılları arasında yaşamış Bavyeralı tarihçi ve dil bilimci Johann Georg Turmair'den geliyor. Yazılarında Johannes Aventinus takma adını kullanıyormuş. Biranın ismi de bu sebeple Aventinus.

Çok az bira iki farklı türün birleşimini bu kadar muazzam bir sonuçla taçlandırabiliyor. Bavyera tipi "hefeweizen" ve "dunkelweizen" doğal filtresiz bulanıklıklarıyla, mayalı kıvamı ve "top-fermented" üretimler içinde olağanüstü damak tatlarıyla ünlüler. Weizenbock da bunların muhteşem uyumu, üzerine muz, çimen ve vanilya gibi koku ve tatlar ekler.

Son not olarak bence biranın en can alıcı noktası da şu an bu değineceğim kısım. Tam bir ödül avcısı. O tada bu kadar ödül çok normal aslında. Aldığı bütün ödüller bakın burada, tam da 21 tane:

  • 2010 Australian International Beer Awards, Melbourne: Gold medal in the category „Wheat beer, wheat other“
  • 2009 Australian International Beer Awards, Melbourne: Silver medal in the category „German Style Dark / Dunkel“
  • 2008 European Beer Star, Nürnberg: Bronze medal in the category “Dark Weizenbock”
  • 2008 World Beer Cup, San Diego: Bronze medal in the category “South German-Style Weizenbock/Weissbock”
  • 2008 Australian International Beer Awards
  • Bronze medal in the category “Wheat Beer, German Style Dark/Dunkel”
  • 2007 European Beer Star, Nürnberg: Gold medal in the category “Dark Weizenbock”
  • 2007 European Beer Star, Nürnberg: Consumers’ Favourite in Bronze
  • 2006 European Beer Star, Nürnberg: Gold medal in the category “South German-Style Weizenbock”
  • 2006 Australian International Beer Awards: Bronze medal in the category “Wheat Beer, German Style Dark/Dunkel”
  • 2006 World Beer Cup, Seattle: Bronze medal in the category “South German-Style Weizenbock/Weissbock”
  • 2005 European Beer Star, Nürnberg: Gold medal in the category „Wheat doppelbock“
  • 2004 European Beer Star, Nürnberg: Gold medal in the category „Wheat doppelbock“
  • 2004 World Beer Cup, San Diego: Silver medal in the category „South German Style wheat doppelbock“
  • 2003 International Beer Festival, Helsinki: Bronze medal in the category “Top fermented beers”
  • 2001 German agricultural association (DLG): Gold medal for Aventinus Edelbrand
  • 1999 Australian International Beer Awards: Gold medal in the category “Wheat doppelbock”
  • 1999 International Beer & Cider Competition, London: Silver medal
  • 1997 International Beer & Cider Competition, London: Gold medal
  • 1996 World Beer Cup, USA: Gold medal in the category „South German-Style wheat doppelbock“
  • 1996 World Beer Championship, Chicago: Platin medal in the category “Wheat doppelbock”
  • 1995 World Beer Championship, Chicago
  • Platin medal in the category “Dark wheat beer”

Ayrıntılı tarihi ve incelemesi için: http://www.birasever.com/blog/2016/5/6/schneider-aventinus-tap6

Bu kadar ödüle bir ödül de bira sever biri olarak benden gelsin. Zirveyi hakettiği kesin. %8,2 alkolünü hiç hissettirmeyen tehlikeli biralar kategorisine giren bu birayı denerken dikkatli olmak gerek. Bir bakmışsınız sarhoşsunuz. Şimdiden afiyet olsun.

2016 senesini iyi ve kötü taraflarıyla kapatırken, yeni yılda hepinize sağlık, mutluluk ve bol biralı günler dilerim. Mutlu yıllar!

 
belirtmekte fayda var, alkol dostunuz değildir ve sağlığa zararlıdır, burada alkolü özendirmeye çalışan bir yazıdan bahsetmiyoruz. anlatımlarım reklam amacı taşımamakta olup tamamen kendi kişisel görüş ve beğenilerime göre sunulmaktadır.
— birasever.com
Belçika'dan daha eski bir üretici: Bosteels Brewery, Tripel Karmeliet ve Kwak

Belçika'dan daha eski bir üretici: Bosteels Brewery, Tripel Karmeliet ve Kwak

UNESCO Kültür mirası listesinin yeni üyesi: Belçika Biraları

UNESCO Kültür mirası listesinin yeni üyesi: Belçika Biraları