Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


5 sene üst üste Dünyanın en iyi biraevi seçilen Hill Farmstead'e bir yolculuk

5 sene üst üste Dünyanın en iyi biraevi seçilen Hill Farmstead'e bir yolculuk

Bir Road Trip

Montréal tarafına giden her bira severin yaptığı gibi bir günlüğüne ya da bir kaç saatliğine de olsa Amerika'ya özellikle Vermont'a geçme kervanına katılmak için planlar günler öncesinden yapıldı. Vermont Dünyada en iyi üreticiler listesine sürekli biraevi çıkartan bir bölge. The Alchemist, Burlington Beer Co., Hill Farmstead ve diğerleri... Gönül ister ki hepsini sırayla gezelim. Ancak ne zaman yeter ne de para dayanır, şu hale baksanıza; Vermont Brewery Haritası:

Amerika kıtasında seyahat yapmak ile ilgili bilinmesi gereken en önemli şey; iki yer haritada her ne kadar yakın gözükürse gözüksün, mesafeler aslında çok uzak. Montreal ve mesela Hill Farmstead arasında 250km var örneğin. Bu da aşağı yukarı bir buçuk saat ediyor. çünkü yollar açık, ancak hız sınırı ve kontrolü var.

Amerika tarafına gümrükte 1 saat tutulup, cep telefonlarına el konulup arandıktan sonra geçebildik. Nüfuzlu bir pasaport olmamasının cezasını çektiğim bir başka durum daha.

Yolda neredeyse hiç araba yoktu. Bomboş, ama yemyeşil, etrafı izleye izleye yarım saat daha yol gittikten sonra Hill Farmstead' e doğru giden toprak yola girerek derin bir nefes alıyorum.

40km boyunca hiç araba görmedikten sonra biraevine giden bu tali yolda ilk arabayı görüyoruz

Yollar böyle, mavi, teşil, arada da hayvanlar

Hiçliğin ortasında bir vaha gibi sadece buranın önünde arabalar var. İsteseniz de kaybolmazsınız. Önünüzdeki arabayı izlemeniz yeterli. Derken bir anda çiftlik evine geliyorum.

Deli gibi sıra var. Bira almak için 5 dakika beklemek gerekiyor. Hal böyle olunca gitmişken her şeyden 1 tane söylemek gerek deyip girişiyorum olaya:

Menu oldukça zengin ve her bir bira fıçıdan taze servis ediliyor. İsterseniz “Growler” (sürahide bira servisi gibi düşünebilirsiniz, eve götürmelik ya da masaya servis) dolumu da yapabiliyorsunuz. Servis yapan herkes çok mutlu ve keyifle iş yapıyor. Bana nereden olduğumu sorduğunda cevaba verdikleri tepkiler komikti. İlk kez Türk müşterileri olmuş. Aslında gayet normal arada 7500km var… Ne alaka demişlerdir.

12 fermenter, 4 brit tank olan küçük ama kocaman bir işletme aslında, ve tertemiz. Yüksek tavan ve ferah iç dizayn ile çok net bir görüntüsü var. Neden dünyanın en iyisi olarak seçildiği konusu bence gayet ortada. Biraları tadınca anlıyorsunuz.
Vermont’un olayı New England Style IPA yani acılığı yok ya da çok çok az, aşırı meyvemsi ve tropikal tatların olduğu meyve suyu kıvamında IPA üretmesi. Hill Farmstead’de bu o kadar dengeli, o kadar lezzetli ve iyi yapılmış ki 5 sene üst üste dünyanın en iyisi olmasını çok net anlıyorsunuz.

Ben menüden, Arthur, Edward, COnduct of Life, Susan ve Everett aldım. Bir tane Porter, gerisi Pale Ale veya IPA. Ben hayatımda bu kadar meyveli, bu kadar aroma dolu bira içmedim.Anlatmam yetersiz, hakikaten bir şekilde buraya gelmeniz gerekiyor. Ben NEIPA yapıyorum diyen üreticiler durup bir kez daha düşünmeli ve türün ismini koyan, özelliklerini belirleyen Hill Farmstead için saygı duruşunda bulunmalılar.

Biraz da tarih

Kurucu Shaun Hill ve ailesi 230 yıl boyunca aynı topraklarda yaşamış, yani Greensboro, Vermont tarafında. Tek ve limitli üretimlerin dışında iki ana başlıkta inceleyebiliriz ürettikleri biraları: Ancestral Series diye geçen “Hatıralar geçidi serisi” ve diğeri de Philosophical Series. Hatıralar geçidi olan serideki biralar şu an yaşadıkları araziye bir şekilde katkıda bulunmuş, emeği dokunmuş akrabalarının adına üretilen biralar. Örneğin “Abner” büyük büyük babasının adı olurken, "meşhur biraları “Anna” Büyük babasının kız kardeşinin ismi.

Felsefe serisi diye geçen ikinci seri Shaun Hill’in felsefeye olan ilgisini ve merakını yansıtıyor. “Beyond Good and Evil’ (iyiliğin ve kötülüğün ötesinde), ‘Fear and Trembling’ (Korku ve Titreme) (Kierkegaard’a gönderme), ‘Life without Principle’ (Prensipsiz yaşam) ve ‘Walden’ (Henry David Thoreau’ya gönderme) gibi biralar ile bu ilgisini bira severlerle paylaşmış.

Mart 2010’da tek kişi ve tek çalışan Shaun Hill’in ta kendisi tarafından kurulmuş. Kanada sınırından yaklaşık 1 saat uzakta bir yerde.

Shaun’un ailesi, Hill Farmstead’in şu anda yer aldığı Greensboro kasabasının kurucularındanmış. Takvimler 1780leri gösteriyor. Şu an 20 çalışanı olan Hill Farmstead'den bahsederken Shaun’un yaptıklarından ve emeğinden bahsetmemek olmaz. Çocukluktan başlayan bir ilgi ve tutku söz konusu.

Hill Farmstead.

15 yaşında evde bira yapmaya başlayan birinden bahsediyoruz. Lisede bir yarışmada fermantasyon üzerine çalışmaları olmuş, bu da biraya ve üretime ne kadar hevesli olduğunu anlayabiliriz. Dünyayı fersah fersah bira peşinde dolaşarak gezmiş. Asıl olay ise Vermont’ta bir kaç headbrewer pozisyonundan ayrılıp Kopenhag!a iki seneliğine göç etmesi.

Kurucu Shaun Hill

Nørrebro Bryghus isimli bira evini kurmak üzere Carlsberg ile yollarını ayıran, Andres Kissmeyer isimli İskandinav bir brewer’un özellikle Amerikan asıllı bir brewer aradığını duymasıyla Kopenhag macerası başlar. İşe başladığının 6. ayında Shaun Nørrebro Bryghus’un fıçıda yıllandırma programından sorumlu olur ve başına geçer. 2010’un başında da Biranın Olimpiyatları olarak bilinen World Beer Cup’tan 2 altın 1 gümüş madalyayla döner. Adam başarılı, diyecek bir şey yok…

10.000 saat olayı diye bir şey var bilmem duydunuz mu. Bir şeyde iyi olmak için o işe en az 10.000 saat yatırım yapmanız gerekir derler. Doğru veya yanlış bilemem, ama 10.000 saat boyunca bira yapsanız siz de eminim bu konuda uzman mertebesine ulaşırsınız. Kopenhag’da bunu gerçekleştirmiş kurucu Shaun.

Kopenhag’dan 2009 Kasımında dönmüş ve Hill Farmstead’i kurmak için bir kaç nüfuzlu abiyle görüştükten sonra yeterli parayı toplayabilmiş. Aşağı yukarı 80.000 USD. 30 Mart 2010’da ilk birasını üretmiş.

Biradaki önceliğini ağızda bıraktığı his ve dolgunluk olarak belirtiyor Shaun Hill. Dediğine göre de şu an “craft" olarak geçen biraların %95’inde bu özellik hep göz ardı ediliyor. Ve ekliyor: “Craft bira diye bir şey yok, bira biradır.”

Benim için keyifli bir yolculuk, leziz ötesi biralar ve belki de Hill Famstead’e ayak basan ilk Türk olmak ile sonuçlanan değişik ve güzel bir macera oldu. Vermont’u seyahat listenize eklemezseniz, özellike bira turunuza çok şey kaybedersiniz.

İki bağımsız bira devinin evliliği: Boston Beer Co. + Dogfish Head

İki bağımsız bira devinin evliliği: Boston Beer Co. + Dogfish Head

19.yy İngiltere'sinden kalma tarihi bir üretim metodu: Burton Union

19.yy İngiltere'sinden kalma tarihi bir üretim metodu: Burton Union