Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


Meantime Brewing Company, bir İngiliz'in yükselişi

Meantime Brewing Company, bir İngiliz'in yükselişi

  Meantime IPA'den Porter'a

Meantime IPA'den Porter'a

Ülkemize giriş yapan enteresan bira markalarından biri Meantime. GP Group isimli bir firma aracılığı ile giriş yapıyorlar. Bu tarz güzel hareketleri mümkün olduğunca bira içerek desteklemek gerek:) Ne kadar çok çeşit, bira kültürüne o kadar katkı. Meantime Yakima RED, London Lager, IPA ve Coffee Porter olarak 4 farklı çeşitle bulunabilir muhtelif yerlerde. İngiliz Craft beer akımının bu temsilcisinin daha yeni SAB Miller tarafından alındığını da belirtmek gerek.

Daha önceki yazılarımda da defalarca adı geçen ve biraya yön veren ülkelerden biri olan Almanya'nın parmağı var bu markanın kuruluşunda. Kurucusu olan Alastair Hook lisansını dereceyle Heriot-Watt'ta tamamlamış 85-89 yılları arasında. Lisansını da ne üzerine tamamlanmış dersiniz? "Brewing ve biokimya". İnsan soruyor bazen, "Bizim günahımız neydi?" diye. Adam bira için doğmuş, büyümüş ve okumuş. Ama burada da bitmiyor tabii teori eğitimi. Münih Teknik Üniversitesi'nde "Brewing" üzerine Master yapıyor bir de. Dedim ya adam bu iş için doğmuş sanki kendini eğitmek ve bu kültüre adamak için gereken her yolu izlemiş. Daha ne yapsın? Hem craft beer işine girip hem de bilgi ve birikimini teori ile destekleyen kaç kişi var? Bu arada master yaptığı kampüs de Weihenstephan bölgesinde. Teoriyi pratik ile birleştirecek daha güzel bir yer var mı? O da böyle düşünmüş olacak ki, bir röportajında bu konuyu heyecanla anlatmış. Şu şekilde bahsediyor bira tutkusundan: Staj amaçlı yazları San Fransisco'ya gittiği dönemlerde Amerika'daki microbrewery devrimine bizzat şahit olmuş. Heriot Watt'ta okurken işin sadece sektör boyutunu görmüş: son teknoloji cihazların anlatımı tanıtımı ve "seri üret - ucuza sat"... Tutkunun fazla olmadığı, kimya mühendisliği ve endüstri mühendisliğinin birleşmiş haliymiş adeta. Bunun üzerine İngilizler'in biraya yeteri kadar önem vermediklerini ve asıl Almanlar'ın bu işi ciddiyetle yaptıklarını görerek Almanca öğrenmeye başlamış. Bunu Weihenstephan bölgesindeki Münih Üniversitesi'ne gitmesi izlemiş. Burada da bir başka bira ustası "Eric Warner" ile tanışmış. Eric Warner da Flying Dog'un bira ustalığından yöneticiliğine yükselmiş, ama şu an Karbach Brewing'de çalışan bir bira tutkunu.

Sonra eğitimine devam ediyor ve ilk işi Italya'da bir Alman üreticide çalışmak oluyor. 1991'de İngiltere'ye Alman tarzı bir brewhouse açmak için döndüğünde İngiltere'deki modanın hala "Real Ale" etrafında şekillendiğini ve kimsenin aslında iyi bir lager ya da iyi bir Belçika birası, meyve aromalı biralar ya da buğday birası içmediğini görmüş.

1994'te Meantime'dan da önce yani "Freedom Brewing Co."'yu kurmuş. Ama hala "Real Ale" üretme modasına katılmamış. Londra'da bir kaç tane microbrewery açmış ve 4 yıl boyunca 30-40 arası farklı çeşit bira üretmiş.

Ve bütün bu yollar onun 2000 yılında Meantime'ı kurmasına vesile olmuş. Şu an Londra'nın ikinci büyük bira üreticisi konumunda. Bir numarayı da tahmin edersiniz: Fuller's.

MeantimeTaps

İlk baştan beri en iyi becerdikleri iki çeşit IPA ve London Porter. Ama kendilerine asıl bilinirliği getiren şey ise İngiliz bir yerel market zinciri olan Sainsbury's ile yaptıkları ortaklık olmuş. Bu markete özel "Taste the Difference" adıyla "Kölsch-style lager", "Vienna Lager", "hefeweizen", "Münchner dunkle", "Sezonluk bir bira ve organik Alman Pilsner'i üretmişler.

2005'te ürettikleri "Coffee Porter" Rwanda'daki bir kahveci ile işbirliği yapılarak, "fair trade" adil (dürüst) ticaret gerçekleştiren İngiltere'nin ilk "adil birası" olmuş. Aynı zamanda 2006'daki Dünya Bira Şampiyonası'ndan (2006 World Beer Cup) altın madalya almış. Bir başka ilkleri de 2004'teki World Beer Cup'tan. Bu yarışmada ödül alan İngiltere'nin ilk bira üreticisi olmuşlar. Gerçi yarışma da zaten 2004'te düzenlenmeye başlanmış, o sebeple bu gerçek bir başarı mı emin olamadım.

Alastair Hook bu ödüllerini prensipli karakterine borçlu aslında. Yıllarca CAMRA (Campaign for Real Ale)'ya direnmiş. Bu hareketini anlamak için İngiltere'nin damak zevkini ve bira tercihlerini anlamak gerek. İngiltere'de "Real Ale" diye bir konu var. "Cask-Ale" olarak da geçiyor. Direkt fıçıdan servis edilen bir bira. Örnek olarak soldaki küçük resme bakabilirsiniz. Bunlar hem filtrelenmemiş hem de pastörize edilmemiş, ikinci fermantasyonu varil veya fıçılarda gerçekleşen biralara deniyor. Biraya hiç bir şekilde nitrojen ya da karbondioksit temas etmiyor. Bu da ekstra karbonasyonun önüne geçmek oluyor ve elde edilen bira nispeten daha "doğal" bir süreçten geçerek üretilmiş oluyor.

1970ler'de İngiltere'deki çoğu bira filtrelenmiş, pastörize edilmiş ve yapay olarak gaz eklenmiş fıçı biralarmış. Tüketiciler de bardaklarda ekstra gazlı bu biralara karşı bir damak zevki oluşturmuş. Bu sebeple o dönemlerde doğal bira neredeyse yok olmak üzereymiş. 1971'de CAMRA'nın kurulmasıyla doğal üretimi korumak amaçlanmış.

1973 yılında CAMRA "geleneksel malzemelerle üretilen, servis edildiği haznede (fıçı, varil, şişe...) ikinci fermantasyonu gerçekleşen ve servis edilmek için ekstra karbondioksit kullanılmayan biralar" anlamına gelen "Real Ale" terimini yarattı. Tabii bu tanımın kalbinde biranın olgunlaşma şartlarına bulunulan atıf yatıyor. Bira filtrelenmemiş, pastörize edilmemiş ve mayalar hala aktif bir şekilde çalışıyorsa, bu bir "Real Ale" dır. Biranın fıçı veya şişede olup olmadığının önemi yok bu aşamada.

Konunun Meantime ile alakalı kısmına gelirsek. CAMRA'nın baskı ve lobilerine rağmen hiç bir şekilde cask-ale üretmemiş. Çünkü "İyi bir biranın en büyük düşmanı oksijendir." fikrini sıkı sıkıya benimsemiş. Bu fikrin doğruluğu konusunda çeşitli fikir ayrılıkları mevcut. Buna direnerek kendi bildiğini yapmaya devam etmiş ve inadı 2015 yılında SAB Miller tarafından satın alınmasıyla ödüllendirilmiş. SAB Miller cirosal olarak dünyanın en büyük ikinci bira üreticisi konumunda şu an. Meantime markasını İngiltere pazarına giriş yapabilmek için kullandığını saklamıyorlar zaten. Peroni, Ursus ve Miller grubunun da sahibi. SAB Miller'ın nasıl dikkatini çekmesin? 2014 yılında bira pazarı %1 büyürken, Meantime %58 büyümüş.

Meantime Hop City Porter

Satın alındıktan sonra "craft beer" çizgilerinden sapacakları ve daha ticari bir marka olacakları yönünde eleştiri almışlar dört bir taraftan. Ama Hook bunlara gülüyor, hissedar yapımız değişti diye zihniyetimizi değiştirecek halimiz yok diyor. Zaman gösterir bunu. Bırakalım da satışlar ve bira severler tayin etsin akıbetlerini.

Normalde Meantime IPA ve Coffee Porter incelemesi yazma amacıyla başlamıştım, ama konu "craft beer" olunca bambaşka bir noktaya gitti yazı. Affınıza sığınarak incelemeyi bir sonraki sefere bırakıyorum.

 

 
Belirtmekte fayda var, alkol dostunuz değildir ve sağlığa zararlıdır, burada alkolü özendirmeye çalışan bir yazıdan bahsetmiyoruz. anlatımlarım reklam amacı taşımamakta olup tamamen kendi kişisel görüş ve beğenilerime göre sunulmaktadır.

 

Varoluşsal sorular: Neden bira bardağı? Neden şişeden içmemeliyim?

Varoluşsal sorular: Neden bira bardağı? Neden şişeden içmemeliyim?

LaTrappe Witte Trappist: Gerçekten bir trappist birası mı?

LaTrappe Witte Trappist: Gerçekten bir trappist birası mı?