Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


Petrus biraları, Ekşi bira serisi ve Petrus Blonde, Tripel, Dubbel

Petrus biraları, Ekşi bira serisi ve Petrus Blonde, Tripel, Dubbel

Michael Jackson ve Petrus ilişkisi

Eğer Belçika biralarından bahsediyorsak, Michael Jackson'a değinmeden olmaz. Kendisi 10 sene önce vefat etti ama bira konusundaki bilgisi, yorumları ve kattıkları hala bizimle senelerce kalacak gibi. Her üretici gibi, burayı da ziyaret etmiş Michael Jackson ve biranın dünyaya yayılmasında çok önemli bir rol oynamış. De Brabandere'nin master brewer'ı Yves Benoit 20 sene önceki Michael Jackson ziyaretleri için şöyle demiş: "Bira hakkında henüz o dönemde var olmayan sıfatları ve kelimeleri kullanıyordu".

Michael Jackson ilk ziyaretini yaptığında Yves 24 yaşındaymış. Unutamadığı bir diyalog şu şekilde gerçekleşmiş: "Bay Jackson patronuma Oud Bruin birasına temel oluşturan "Base beer"'ın tadına bakıp bakamayacağın sormuştu. Birayı direkt fıçıdan denemek istediğini söylemişti ve patronum da tereddüt ederek kabul etmişti."

Petrus'un meşhur Oud Bruin birasına temek oluşturan ana bira benzer bütün biraların aksine bir Blonde bira. Genelde ya kırmızı, ya da kahverengi kırmızı arası bir ale oluyorlar.

Jackson biraya bayılmış. Ve bu ilk ziyaretinin sonunda bu sağda gördüğünüz fıçılara evlatları gibi bakmalarını tembihlemiş.

Jackson ikinci defa gelmiş ve tekrar denemek istemiş. Patronu yine tereddüt etmiş. Düşünsenize birayı hem 2.5 senedir dinlendiriyorsunuz, oldukça pahalı bir proses, ve üstelik bira henüz olgunlaşmamış, piyasaya göre oldukça ekşi karakterde. Ama yine bir şekilde fıçıdan denemesine izin vermişler.

Jackson 3. ziyaretinde tekrar birayı denemiş ve bu sefer sormuş: "İngiltere ve Amerika'daki bira kulüplerime bu biradan götürebilir miyim?". Yves'in patronu hemen reddetmiş. Jackson bir kaç gün sonra terkar aramış, yine sormuş. Bu sefer patron bey kabul etmeyeceğini düşünerek bir şart sunmuş; eğer bu biradan 75 Hektolitre alırsa kabul edecekmiş. 75hektolitre = 7500litre!!! Jackson kabul etmiş. Tam bir çılgın... Patronu biraya isim de vermesini istemiş ve Michale Jackson da gayet sade bir şekilde biraya "Aged Pale Ale" demiş. Yani dinlendirilmiş (ya da yıllandırılmış) Pale Ale. Bu kadar basit. ve 2001'de bira piyasaya sürülmüş.

Petrus Blonde ale, dubbel ve tripel

Petrus'un ismi nereden geliyor peki bilen var mı? Flaman İncil'inde, Aziz Peter (Saint Peter)'e verilen isim. Aynı zamanda Petrus, İsa'nın on iki havarisinden biri ve İsa'nın diğer bir havarisi olan Andreas'ın kardeşidir. Petrus, Hristiyanlığa göre İsa'nın Kilisesini üzerinde kurmak istediği Kaya'dır (temel kişi). "Kaya" anlamına gelen Aramice Kifas(Latince Petrus) künyesini kendisine İsa vermiştir. Eski tasarım şişelerinin üzerinde Aziz Petrus'u görmek mümkün. Bu tarz dini sembolleri başka hangi biralarda hatırlıyorsunuz? Mesela St.Bernardus, ya da Affligem...Geçmiş yazılarda bunlara değinmiştim, burada konuyu daha da uzatmıyorum o sebeple. Site içi aramayı kullanabilirsiniz. En son çalışıyordu.

Petrus serisi ikiye ayrılıyor öncelikle. Biri yukarıda bahsettiğim ekşi serilerin olduğu  Petrus sours, diğeri de Petrus Tradition olarak bilinen ve ülkemize gelen seri. İşinizi kolaylaştırmak için ekşileri aşağıda gönderiyorum:

Petrus Aged Pale, Aged Red, Oud Bruin ve 50/50 olarak bilinen Petrus Sours

1980 yılında Petrus serisinin tradition olanları piyasaya çıkmış. O dönemde moda olarak Trappist üreticiler etiketleri üzerine bir adet manastır koymuşlar hep, zaten şu anda da artık blogu takip ediyorsanız, ya da biralara aşinaysanız çoktan biliyorsunuzdur. De Brabandere de bu geleneğe uymuş ve onda da bir manastır var o tarihten beri.

Gelelim bizim seriye, öncelikle dikkatli gözler etiketlerin değişmiş olduğunu farkedecektir:

İşte yeni etiketler

Bu da 4 packs tasarımı

Farkı bir bilmeyenler görsün:

Aziz Petrus biradan keyif alırken

Şişman keşiş bira içmekten kendini yok etmiş

Petrus Tripel

Serinin amiral gemisi. %7,5 alkollü, 2 tane içince kafayı güzel yapabilecek cinsten. Üstten fermante bu bira şişede de 2 haftalığına fermante oluyor. Bu ikinci fermantasyon sırasında meyvemsilik ve karbonasyon kazanıyor. Tatlı aromadan bekledikçe ananas ve mangoya çaldığı söyleniyor, ama ben beğenmemiştim, fazla hafif bulmuştum birayı. Umarım siz beğenirsiniz.

Petrus Dubbel

Bence serinin amiral gemisi bu olmalıydı çünkü yaptıkları en güzel bira. En ödüllü bira aynı zamanda. Bu birayı Birasevdası sitesinde güzel ve detaylı incelemişti, bardağından şişesine her detayı var, Buyrun: http://birasevdasi.net/petrus-dubbel-bruin-belcikadan-odul-avcisi-bir-bira/ 

Petrus Blond

ALkol oranı %6,6 Dubbel'den sonra gelen Tradition serisinin 2.birası. Ama iyi bir bira değil bence. Leffe Blond, Kasteel Blond, Chimay Doré gibi zorlu rakipleri varken hele. Rengi apaçık, altın rengi, Pale malt aromasını her seferinde hissettiriyor, Belçika mayasının kendine has kokusunu ve baharatlı aromasını da veriyor ortama. Biraz tatlı, hafif şekerli hatta, çok kayda değer bir tat ve aroma sunmuyor. Bitiminde alkol uzun süre kalıyor. Bana sorarsanız paranızı Dubbel'e verin :) 

Yeni biralar geldikçe buraları güncelliyor olacağım. Petrus'u, en azından Dubbel olanını mutlaka deneyin bence. Tarzı herkese hitap etmeyebilir ancak güzel bir bira.

 

Witbier, Buğday birası ya da Belçika Usulü Weissbier nedir?

Witbier, Buğday birası ya da Belçika Usulü Weissbier nedir?

Petrus Blond, Dubbel, Tripel de geldi. "Sıradaki?" demeden önce biraz De Brabandere'den bahsedelim

Petrus Blond, Dubbel, Tripel de geldi. "Sıradaki?" demeden önce biraz De Brabandere'den bahsedelim