Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


BiraWiki - Büyük Bira Terimleri Sözlüğü K - Z

BiraWiki - Büyük Bira Terimleri Sözlüğü K - Z

K

  • Kellerbier: Filtrelenmemiş olarak servis edilen bir Alman birası. Genelde az gazlı olurlar ve direkt dinlendirildikleri fıçıdan servis edilirler.
  • Kölsch: Bu meyvemsi, bisküvi aromalı açık renk Alman birası aromasını düşük ısılarda kaynatılmasından önce ılık fermantasyon edilmesine borçlu.

L

  • Lacing: Birayı içtikçe bardakta bıraktığı köpük kalıntılarına deniyor.
  • Lager: İkinci büyük bira sınıfı. "Bottom-fermenting" (dipte mayalanma) Lager mayaları daha düşük ısıları tercih ederler. Aynı zamanda daha uzun sürede fermante olurlar. "Lager" ismi de buradan gelir. "Lagern" Almanca "uzanmak, yatmak" anlamına gelir. (sözlüklerin yalancısıyım burada)
  • Lambic: Oldukça karmaşık bir üretim süreci olan buğday hammaddeli Belçika birası. "Spontaneous fermentation" ürünüdür. Ekşi, mayhoş ve ahır-kümes hayvanı tadı/kokusu vardır (Gerçekten öyle). Üç ana kategoride incelenebilir: meyveden yapılanlar (kriek, framboise, cassis), "gueuze", taze ve yıllanmış Lambiclerin harmanı ve "faro", "Candi şekeri" ya da esmer şeker ile tatlandırılmış Lambic.

M

  • Mailbock: Açık renkli, daha "hoppy" olan "Bock" Lager
  • Malt:  Tahıl tohumlarının çimlendirilip sonra bitki oluşamadan kurutulması işlemine maltlama denir. Malt terimi de bu işlemin çeşitli ürünleri için kullanılır. Tohumların maltlanması, tohumdaki nişastayı şekere dönüştürecek enzimleri geliştirir. Arpa, yüksek enzim içeriği nedeniyle en yaygın malttır.
  • Märzen: "März" Almanca "Mart" ayı demek. Buradan şunu anlayabiliriz, sıcak su fermantasyonu olumsuz etkilediği için, bu tarz yüksek gövdeli biralar bahar aylarında üretilir. Sonbaharda da "Oktoberfest" döneminde servisi yapılır. Üzerinde "Oktoberfest" yazan her bira Märzen'dir.
  • Mash: Bira üretimindeki ilk aşama. Ezilmiş maltların kaynayan suda bekletilerek nişastanın daha basit şekerlere dönüştürülmesi işlemidir.
  • Mouthfeel: Birayı içerken size verdiği hissiyat. Gövde (body), kıvam (texture), gazlılık (carbonation) ve tadın (Flavour) birleşimine denir. Kişiden kişiye de değişeceği için tamamen sübjektiftir.

N

  • Nanobrewery: Oldukça küçük kapasitede bira üreten cafe veya publar veya üretim yerleri.
  • Nitrogen: Bazen karbondioksit yerine kullanılan ve birayı daha gazlı yapmak için kullanılan element.
  • Nitrogen Tap: Kremamsı bir hissiyat (mouthfeel) için özellikle "stout" tarzı biralara fıçıdan yapılan serviste nitrojen basan sisteme denir. Aynı zamanda "Nitrogenation" olarak da bilinen bu yöntem şişelenmiş biralara da uygulanır.
  • Noble hops: Bol aromalı (aromatic) ve daha az acı (less bitter) Avrupa şerbetçiotlarına verilen ad. Genellikle "Hallertauer Mittelfrüh", "Tettnanger", "Spalt", gibi Alman hoplarıyla, "Saaz" adı verilen Çek hopları kastedilir. Biraya baharatlı, bitkisel bir karakter verir. Avrupa Lagerleri ve "Pislner" lerde bolca bulunur.
  • Nucleation sites: Bira bardaklarını düşünün. İç yüzeyinde çatlaklar, kir parçaları ya da toz kalıntıları olabilir. İşte bu kusurlar biranın gazının (carbonation) daha da açığa çıkmasına sebep olur. Bazen bardağın dibinden yükselen küçük kabarcıklar görürsünüz hani, bunun sebeplerinden biri de budur.

O

  • Old ale: BJCP (Beer Judge Certification Program) ve Brewers Association'da listelenmiş İngiliz birası. Tarz olarak "Barley Wine" a benzese de şerbetçiotundan kaynaklı acılığı daha azdır. Biranın temel karekterini uzun süre yıllandırılmaları belirler.
  • Oxidation: Bira oksijene maruz kaldığında ya da oksijenle temas ettiğinde bayatlamış gibi tatlar ortaya çıkar. Eğer bira oda sıcaklığı gibi sıcaklıklarda bekletilirse oxidation hızlanır. Karton tadı, bozuk meyve gibi aromalar oluşur.

P

  • Pasteurization: Biranın raf ömrünü uzatmak ve biraya zarar verecek mikroorganizmaları öldürmek amacıyla kısa süreliğine yüksek ısı verme işlemi.
  • Phenol: Çimen, biber ve is aromasını phenol verir. Fazla olması üretim hatası olarak kabul edilir. Devamı Wİkipedia'dan gelsin.
  • Pilsner: 1840 yılında Çek Cumhuriyeti'nin "Plzen" ya da "Pilsen" kasabasında doğan bir tür. Altın renginde, berrak bir biradır.
  • Pitch: Soğumuş şıraya maya eklemek.
  • Porter: Bunu bira türlerini anlatırken detaylandırmak istiyorum.
  • Priming: Fermante edilmiş birayı şişelendikten sonra şekerle besleyerek, aroma ve gaz ekleme durumu.

Q

  • Quadrupel: Trappist-style yüksek alkollü (genelde çift haneli) ale. Orman meyveleri tadı karakteristik özelliğidir. İlk Quadrupel 1991'de Koningshoeven Manastırı (LaTrappe) tarafından üretilmiştir.

R

  • Rauchbier: Harlanmış odun ateşinde maltların islenmesiyle elde edilen bir Alman birası. "Rauch" Almanca'da "is" (smoke) demekmiş. Barbekü sosu seviyorsanız bu tam size göre.
  • Real ale: "cask-conditioned ale" lar için CAMRA tarafından kullanılan bir kategori.
  • Reinheitsgebot: 1516 yılında, Almanya'da kabul gören "The German Purity Law" yani biranın saflığını düzenleyen ve standarda bağlayan sözleşme. Buna göre bir bira yalnızca su, şerbetçiotu ve arpa içermelidir. Maya kullanımını düzenleyen kanun ise daha sonraki tarihlerde yasalaşmıştır. Farklı bölgeler farklı kanun adaptasyonları kullanmışlardır. Bunlardan en geniş kabul göreni Bavaria Dük'ü IV.William'ın 1487'de adapte ettiğidir. Bavaria birleştikten sonra 1516 yılında yavaş yavaş genele yayılmıştır.
  • Robust porter: Bu da BJCP ve Brewers Association'da geçen bir bira türü. Yüksek alkollü, kavruk tatlı porterlar için kullanılıyor.
  • Roggenbier: "Hefeweizen" ile çok yakın akrabalar (aynı otsu ve muz aromasını kullanırlar), ancak bir farkla, arpa yerine çavdar kullanılır. Zaten "Roggen" de Almanca çavdar anlamına gelirmiş.

S

  • Sahti: Ardıç ağacının meyvesinden (juniper berries) elde edilen bir Finlandiya birası.
  • Saison: "Farmhouse Ale" diye de anılan ve geniş bir yelpazedeki ürünleri kapsayan biralar. Belçika'nın susuzluğunu dindirmeye yönelik yaratılmış.
  • Schwarzbier: Siyah bira adı üstünde. Koyu, kavruk tatta ama içimi aynı derecede kolay.
  • Scotch Ale: İskoç menşeli bir bira. Karamel, toffee, esmer şeker ile birlikte bazen is ve genelde yüksek bir ABV.
  • Session beer: Düşük alkollü, yoğun aromalı bira. Arkadaşlarla toplandığınızda uzun uzun içebilmenize olanak tanıyan biralar.
  • Skunky / skunked: Bira Ultraviole (UV) ışınlarına maruz kaldığında "isohumulones" (Şerbetçiotu kaynatıldığında ortaya çıkan aynı madde) adlı bileşiklerin parçalanmasına yol açar. İstenmeyen alkollü, şıramsı değişik bir tadı vardır. Bu sebeple güneşte beklemiş şişelerden uzak durun.
  • Smash beer: Kendisi bir kısaltma aslında. Tek çeşit malt ve tek çeşit şerbetçiotunun kullanıldığı biralara deniyor. (S)ingle (M)alt and (S)ingle (H)op.
  • Sparging: Kaynatılmış malt karışımından tahılları ayırarak sıcak şırayı bırakma işlemi.
  • Spontaneous fermentation: Kazanda ya da çevrede yer alan mayaların varlığıyla işlenmiş maya katılmadan yapılan üretim şekli. Lambik birasının temeli.
  • SRM: Standard Reference Method. Biranın renginin yorumlandığı ölçek.
  • Steinbier: Şırayı dışarıdan ısıtmak yerine kızgın taşlara atarak ısıtma yöntemi, çooook eskidir.
  • Stout: İrlanda ve İngiltere ortak yapımı olan koyu renkli bir "ale". Acı, kahve tadında kremamsı olabilirler. Yüksek gövdeli, yüksek alkollü "Imperial", laktoz kullanılarak yapılan tatlı "Milk stout", yanmış, kavruk "Russian Imperial", "ipeğimsi" ve daha hafif gövdeli "Oatmeal stout", ve Guinness'in dahil olduğu" Irish dry stout" diye alt türleri vardır.

T

  • Taste: Tat. Tat alma memecikleriyle hissedilebilen her şey.
  • Top-fermented: Ale :) Fermantasyon sırasında şıranın tepesinde mayalardan köpük oluştuğu için bu şekilde adlandırılıyor.
  • Tripel: Çift Haneli ABV seviyelerine çok yakın, altın renginde, tatmin edici bir köpük, meyve ve baharatın karıştığı karmakarışık tatlar ve tatlı bir bitim ile ünlü Belçika tipi Trappist "ale".

W

  • Warming: İç ısıtan diye çevrilebilir. İçtiğinizde alkolün mideye kadarki geçişini hissettiğiniz yüksek alkollü biralar için kullanılır genelde.
  • Weizenbock: Weissbier veya Hefeweizen'in filtrelenmemiş yüksek alkollü versiyonu. Buğday temellidir. Genellikle meyvemsi, bazen baharatlıdır (spicy), ama her zaman kompleks aromalar barındırır.
  • Wet-hopping: "Fresh-hopping" olarak da geçer. Kurutulmuş şerbetçiotu yerine tazelerinin kullanılması işlemi.
  • Wheat wine: %50'den fazla buğday maltının kullanıldığı "barley wine" çeşidi.
  • Wild ale: Brett ya da benzeri yabani mayaların kullanıldığı farklı, değişik tatlı biralar için kullanılan geniş bir kategori.
  • Witbier: Filtre edilmemiş Belçikalı buğday birası. Fransızca "Bière blacnhe" "beyaz bira" olarak bilinir. Portakal kabuğu, kişniş veya benzeri baharatların yoğun olarak kullanıldığı aromatik bir türdür.
  • Wort: Kaynatılmış "Mash" ten elde edilen şeker suyu. Fermantasyon sırasında "wort" biraya dönüşür. "dirt" kelimesi gibi telaffuz edilir.

Y

  • Yeast: Maya.Biranın tadını belirleyen en önemli bileşendir. "Top-fermenting" (Ale) ve "bottom-fermenting" (Lager) olarak ikiye ayrılabilir.

Z

  • Zwickelbier: Bkz: Kellerbier

 

Elimden geldiğince açıklamaya ve detaylandırmaya çalıştığım bu sözlük serisinin şimdilik sonuna geldim. Aslında eksik çok, mesela bira türleri, birayı niteleyen sıfatlar ve açıklamaları, bira bardaklarının isimleri gibi. Bunların hepsine ayrı birer yazı yazmayı düşündüğüm için bu konuları yüzeysel geçtim. Umarım işinize yarayacak bir derleme olmuştur. Eğer olur da bunu sitenizde veya başka yerde kullanırsanız sitenin ismini bir kere geçirmeniz ya da link vermeniz yeterli.

Dünya'nın en büyük 30 bira festivali, biletleri hazırlayın

Dünya'nın en büyük 30 bira festivali, biletleri hazırlayın

Lefebvre; Belçika'dan dolaplarımıza: Hopus ve Barbar Blonde

Lefebvre; Belçika'dan dolaplarımıza: Hopus ve Barbar Blonde