Bira koskoca bir dünya ve başlı başına bir sanattır, "Bira hamallıktır yeeaaaa" diyenlere karşı kurulmuş bilgi ve paylaşım amaçlı bir blogdur.


To teach those out there who say:"I don't like beer!", that they didn't have the right beer yet.


6 Şövalye nasıl 6 keşiş oldu? Cevap Affligem'de gizli

6 Şövalye nasıl 6 keşiş oldu? Cevap Affligem'de gizli

6 Şövalye keşiş olmaya karar verirse

Affligem'in hikayesi ya da daha önceden bilinen haliyle Afflighem, 1000 sene önceye dayanıyor. Savaş yorgunu ve yaralı 6 şövalyenin yıllar süren savaşlardan sonra Roma İmparatoru'na bağlılıklarının azalması ve tövbe ederek Tanrı'ya hizmet etme istekleriyle başlıyor tarih. Gent'te yer alan St Peter's manastırındaki rahibin öğretileri ile içlerindeki ışığa ve doğru yola yönelen şövalyeler silahlarını bırakır ve kendi manastırlarını kurmak üzere anavatanlarına geri dönerler.

Şövalyelikten keşişliğe, savaşlardan, tanrıya hizmete...

1074 yılında Köln Başpsikoposu Anno II'nin de izniyle Manastırın temelleri Flandre ve Brabant Düklükleri sınırında Affligem tepesinde atılmış. Manastırın kilise bölümü 9 yıl sonra 1083'te tamamlanmış ve 1085 yılında da şövalyeler Benedikt tarikatına geçerek keşiş olmuşlar. Günümüze kadar da bu düzenin izinden gitmişler. Affligem şu an burada:

 

Manastırın ilk dönemleri 12.yy civarı 

O dönemlerde İngiliz Kralı olan aynı zamanda Normandiya düklüğü de yapmış I. Henry'nin uğrak yerlerinden biriymiş burası. Hatta 1138 yılında Manastırın büyütülmesi için talimat da vermiş, ancak tamamlandığını göremeden ölmüş. Henry'nin ikinci karısı Adeliza of Louvain kilisenin yönetiminde aktif rol almış ve ölümünden önceki sın aylarını hep burada geçirmiş. Aktif olduğu dönemler boyunca da Manastırın çevresine bir dünya konak da yaptırtmış. Böylece manastırın büyüyüp gelişmesinde büyük rol oynamış. 1151 yılında hayata gözlerini yumduğunda babası olan Louvain Kontu I.Godfrey'İn yanına, manastıra gömülmüş. Hizmetleri de bu şekilde cömertçe onurlandırılmış.

Geniş ve verimli tarım alanları, şerbetçiotu bahçeleri ve şarap bağları ile Affligem Manastırı 12 ve 13.yylarda altın çağını yaşamış. O dönemde manastırda kalan 200 civarı keşiş varmış ve çevresine 8 farklı manastır daha kurulmuş. Yıllar boyunca manastırın başarısındaki en önemli rolleri tarlalar, değirmen, fırın, şarap bağları ve süt ürünleri ile şekil verilen ekmek, peynir ve şarap üretciliği almış.

Şarabın anavatanı Fransa'dan çıkan Benedikt tarikatı keşişlerin şarap içmesine izin verirken, diğer tarafta da bira o dönemlerin tercih edilen yerel içeceği olduğundan dolayı Affligem keşişleri de kendilerini hem bira içmeye hem de bira üretmeye vermişler. Ne güzel bir adanmışlık. Manastırın ilk dönemlerinde hem gelir kapısı, hem o dönemdeki pis suya güzel ve daha steril bir alternatif olması hem de Hristiyanların "Lent" döneminde besleyici ve kalori sağlayıcı ("sıvı ekmek" diye geçen bira, ya da malt içeceği diyelim, o dönemlerde bizim alışık olduğumuz ve bildiğimiz alkol oranlarında bira yok)  bir alternatif olması sebebiyle ürettikleri Ale epey sükse yapmış. Burada Lent veya "Büyük Perhiz" için bir parantez açıyorum. 

Büyük perhiz veya Lent, Hristiyanlıkta Paskalya döneminde, 40 gün boyunca hayvansal gıdaları yememek kaydı ile tutulan oruçtur. 2. yüzyılda yazılan Didakte kitabına göre İsa inananlarına çarşamba ve cuma günü oruç tutmalarını buyurmuştur. 2. yüzyıldaki kiliselerin bu orucu Diriliş Bayramı'ndan önce (Paskalya) tuttukları bilinmektedir. Günümüzde ise bu dönemde alkol tüketilmemektedir okuduğum kadarıyla. Bilmediğim sularda yanlış yorum yapmamak için üzerinde fazla durmuyorum şu noktada. Kapa parantez.

Manastır sınırlarına dahil bir birahanenin bahsi ilk kez 1129'da geçiyor. Aynı kayıtlarda manastırın şerbetçiotu ticareti yaptığına dair bilgiler de mevcut. Ancak somut olarak üretim yerinin geçtiği ilk gravür 1570 yılından. Bu gravür aynı zamanda birahane ile birlikte fırının da yan yana olduğunu gösteriyor. Takvimler 1654'ü gösterirken Affligem kalitesiyle ününü daha da arttırdı ve söylenenlere göre 6500'e yakın şerbetçiotu hendeği daha eklenmiş oldu arazilere. O tarihten bu yana gelen üretim yöntemleri keşişten keşişe, kardeşten kardeşe geçerek hayatta kalmış, ancak asla yazılı bir şekilde dokümante edilmiş olmadığı için Affligem'in orijinal reçetesi ne yazık ki bilinmemektedir.

Her manastırın hikayesinde ve her biranın geçmişinde olduğu gibi burada da bir takım talihsizliklerden bahsedeceğim. Bunlara rağmen bütün manastırların yıllara meydan okuması ve günümüze gelmesine insan hayret ediyor doğrusu. Affligem'in sınırda bir tepeye konuşlanmış olması sebebiyle stratejik olarak da önemli bir noktada aslında. Bu sebeple savaşların vazgeçilmeziymiş kendisi. Huzur ilk kez 14.yy'da Filandre ve Brabant'ın veraset savaşları sebebiyle bozuluyor. Manastır saldırıya uğrayıp harap ediliyor ve keşişler de sürgüne zorlanıyor. Yıllar boyunca Affligem tekrar dikiliyor, ancak bu sefer de "Sessiz William" diye anılan Oranj (Orange) Prensi I. Wİlliam'ın orduları tarafından yerle bir ediliyor. Tarih: 1580.

Rezervuar Köpeklerinden Bay Turuncu

Bu Oranj Bey Hollanda tarihinde önemli bir yere sahip biri aslında. Son derece dindar yetiştirilmiş olmasına ve kendisi Katoliklikten Protestanlığa dönmüş olmasına rağmen I.William'ın en çok savunduğu konulardan biri din özgürlüğü olmuş. Günümüzde Hollandalıların ulusal renk olarak kullandığı Portakal rengi onun ünvanından gelmekteymiş hatta. Turuncuyla alakalı bir başka efsane de Şu an Hollanda bayrağında kırmızı ile değiştirilmiş olsa da 80 yıl savaşları sırasında destekçileri ele geçirdikleri şehirlere turuncu bayraklar asarlarmış. Hatta, havuçların bu gün turuncu olmasının nedeninin de William olduğu söylenir (hee yaw hee diyesi geliyor insanın). William'ı destekleyen çiftçiler kırmızı, mor ve beyaz havuçların aşılanmaları sonucu turuncu havuçlar elde etmişler. En büyük havuç üreticisi devletlerden biri olan Hollanda havuçları turuncuya dönünce, ticaret yolu ile turuncu havuçlar tüm dünyaya yayılmış. Bu kadar da basit anlatılır bir konu.

Hırs yapan keşişler 1621 yılında Manastırı baştan inşa etmişler. 17.yy huzur ve refah içinde geçmiş neyse ki. Refaha katkıda bulunması için Manastır bu dönemde Peter Paul Rubens'İ görevlendirmiş. O da Manastırın Adak taşının (Altar) olduğu yere Hz. İsa'nın bir heykelini yapmış. "Road to Calvary" adı verilen bu değerli parça 5,5 metre boyunda ve şu an Belçika Kraliyet Güzel Sanatlar müzesinde yer alıyor. Bu da bilinmesi gereken bir başka tarihi ve dini semboldür aslında. "Calvary Alayı" ya da "Çarmıha Gidiş" aslen Flaman Rönesans ressamı Pieter Bruegel'in 1564 tarihli ahşap üzerine yağlı boya manzara tablosudur. Hz.İsa'nın kendi çivileneceği devasa haçı kurgusal olarak Flaman topraklarında taşıma sahnesini gösterir. Calvary ya da Golgotha, Kudüs'te bulunan, Hristiyan inanışına göre Hz.İsa'nın çarmıha gerildiği tepenin adıdır.

17.yy Affligem'ine bir bakış

Savaşlar, savaşlar yıkım ve diriliş

18.yy'ın başında savaş tekrar Manastırın kapısını çalmış. Askeri karargaha dönüştürülen manastırda yaşayan keşişler XIV. Louis tarafından Manastırın kütüphanesinde yaşamaya zorlanmışlar.

Kasım 1796'da Katolikliği ortadan kaldırmak isteyen Fransızlar, İhtilalin verdiği gazla birlikte bütün manastır ve kiliselerin kapatılmasına ve mallarına el konulmasına hükmetmiş. Affligem'in arazisi, mal varlıkları ve içindeki sanat eserleri açık artırmayla satışa çıkarılmış, manastırda yaşayan keşişler bir kez daha kaçmak durumunda kalmış.

Bundan tam 40 yıl sonra, sürgüne gönderilen 2 keşiş Doğu Filandre yakınlarında Dendermonde adı verilen yerde bir Benedikt Manastırında bir araya gelmişler ve kafa kafaya verip Manastırlarını, daha doğrusu ondan geriye ne kalmışsa, satın alma fikrini tartışmaya başlamışlar. 1868'e geldiğimizde etrafa sürülen keşişlerden kisi daha gelmiş ve birleşerek yaklaşık 324.000m2 araziyi satın almışlar. Eskiler derdi, 1000 liraya biz Arazi alırdık diye, artık inanıyorum hepsine. 1885'te 3 koca bakır kazanla bira üretimine başlıyorlar ve 2 sene içinde de Manastır restore edilmiş halde tekrar açılıyor. 1890lardan 1940'a kadar Manastır iki Dünya Savaşı atlatmasına rağmen hiç kapanmaz. Ta ki brewmaster olan Peder Tobias'ın bakır kazanlarına Nazilerce zorla el konulmasına kadar. Manastır 5. ve son kez kapanmış oluyor. Affligem 15 sene boyunca üretilememiş bu sürede. Peder Tobias'ın imdadına Manastıra yalnızca 10km uzaklıkta olan De Smedt adında bir biraevi yetişmiş. Tobias orada çalışmaya başlamış ve Affligem bir kez daha kurtulmuş.

1970'e gelindiğinde keşişler Affligem'İn reçetesini De Smedt ile paylaşmışlar, ek olarak da üretici ile oldukça yakın çalışarak yeni biralar üretmenin de önünü açmışlar. Böylece Affligem'in marka ve isim hakları keşişlerde kalırken Heineken International da De Smedt'i satın alarak dağıtım ve üretim haklarını almış. Satın alma 2000'de kademeli olarak başlamış ve 2003'te son bulmuş.

Küçük bir not, aslen Op-Ale (ilk 1953'te piyasaya sürülmüş) isimli Belgian Pale Ale türünde biralarıyla tanınan De Smedt 1790'da kurulmuş.

Üretim ve ambalaj ile ilgili herhangi bir değişiklik keşişlerin onayından geçmek zorunda, çünkü Affligem'in marka hakları hala onların elinde. Bunun bir örneği yakın zamanda değişen şişe üzerindeki kalkanın rengi. Kırmızıdan maviye dönüşmesi keşişlerin elinden geçmiş. Soldakiyken sağdaki oluyor:

affligem-logo-red
affligem-logo-mavi

Şişe üzerinde bakalım bir de:

affligem-blond
affligem-blond-new-logo

Ancak bu değişiklik bile büyük tartışmaları beraberinde getirmiş. Katolik çizimlerde Meryem Ana genelde kırmızı renk kıyafetle resmedilir, bu renk de İsa'nın kanına yapılan sembolik bir göndermedir. Bu sebeple keşişler de bu değişikliğe ilk başta sıcak bakmamışlar. Ancak gel zaman git zaman çeşitli argümanlar sayesinde fikirleri yavaştan değişmiş. Bunlardan en güçlüsü de mavi rengin Hristiyanlık inancında bir çok farklı anlamlara gelmesi, ki en önemlisi mavi rengin gökyüzünü simgelemesi ve aynı zamanda da cennetin bir simgesi olması.

Affligem'in her şişesinin üzerinde şişenin boyun kısmında bir kabartma yer alır belki dikkatinizi çekmiştir. Görmemiş olanlar için:

  Aziz Paul'ün kılıcı ve Aziz Peter'ın anahtarları

Aziz Paul'ün kılıcı ve Aziz Peter'ın anahtarları

Bu da yine İsa'nın havarilerinden alınan bir sembol. Kılıç, Aziz Paul'ü (Pavlus) simgeliyor. Hristiyan olmadan önce Yeni Ahit'te hakkındaki bilgilere göre, Paul adını almadan önce Saul olarak anılıyordu. Kendisini İsevileri ve İseviliği yok etmeye adamış. Pavlus, İsevileri tutuklamak amacıyla Şam'a yolculuk ederken İsa kendisine göründü ve Pavlus bu olayla görme kabiliyetini kaybetmiş. Üç gün sonra Şamlı Hananya, Pavlus'un gözlerinin tekrar şifa bulmasına vesile oldu. Pavlus, bu yolculukta Hristiyan olmuş. Peki neden kılıç? Çünkü asıl savaşın manevi savaş olduğuna ve dua ve Tanrı'nın izinden gitmeyle savaşılacağına olan göndermedir. Bir başka anlamı da Pavlus'un kılıç ile öldürüldüğünden dolayı simgenin kılıç olması.

Buradaki anahtarlar da Aziz Peter (Petrus)'un simgesi. Anahtarlar Cennetin anahtarlarını simgelemektedir. Affligem artık keşişler tarafından üretilmese de Manastır birası özelliklerini tepeden tırnağa taşımaktadır. Diyoruz ama diğer manastırların girişmediği işlere de imza atmış bulunuyorlar aslında.

Tasarımcı Patrick Grant ve Affligem işbirliği

Affligem'in mirasına ve dönemin gerçeklerine sadık kalmak amacıyla dize kadar gelen uzun bir ceket ve yüksek bel "şüvari kesim" pantolon ile tamamlanmış bir kreasyon. 11.yy gelenekleri doğrultusunda zincir zırh tasarımı kullanılmış örgülerde. 2014'te yapılan bu işbirliği için ne diyeyim bilemedim.

Uzun ve eskiye dayanan tarihiyle bir başka Belçikalı daha girdi ülkeye. Ürettikleri biralar:

  • Affligem Blond %6,8 alkollü Blond bira
  • Affligem Dubbel %6,8 koyu renk Abbey Dubbel tipi bira
  • Affligem Tripel %9,5 Abbey Tripel bira
  • Affligem Patersvat %6,8 alkollü Christmas birası, Affligem Christmas ile karıştırmayın
  • Affligem Christmas (Ya da Affligem Noël) %9 alkollü koyu renkli Christmas birası
  • Affligem 950 Cuvee, %6,8 alkollü 2012 Mayısta piyasa sürülen bir bira ve Manastırın kuruluşunun 950. yılı anısına üretilmiş
  • Affligem Cuvée Carmin (Ahududu, çilek ve portakal kabuklu Fruit Beer), Cuvée Florem ve Cuvée Natalis (Belgian Strong Ale) 2015 yılında piyasaya sürülmüş. 6 ay önce de 1074 isimli Belgian Ale ile giderek büyüyorlar. Heineken International'ın elinin değdiği belli oluyor.

Biranın incelemesi için bir sonraki yazıyı beklemenizi rica edeceğim. Bu yazı tahminimden uzun sürdü, okurken sizin de o kadar zamanınızı alacaktır. Bu yüzden ikiye bölüyorum.

 
belirtmekte fayda var, alkol dostunuz değildir ve sağlığa zararlıdır, burada alkolü özendirmeye çalışan bir yazıdan bahsetmiyoruz. anlatımlarım reklam amacı taşımamakta olup tamamen kendi kişisel görüş ve beğenilerime göre sunulmaktadır.
— birasever.com

 

 

1000 senelik gelenek, kulaktan kulağa yayılan tek tarif: Affligem Blond

1000 senelik gelenek, kulaktan kulağa yayılan tek tarif: Affligem Blond

Belçika'dan daha eski bir üretici: Bosteels Brewery, Tripel Karmeliet ve Kwak

Belçika'dan daha eski bir üretici: Bosteels Brewery, Tripel Karmeliet ve Kwak